<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
		>
<channel>
	<title>İBN-İ TEYMİYYE (Üstad Necip Fazıl Kısakürek&#8217;den&#8230;..) yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/</link>
	<description>İnkişâf-ı manevî</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Oct 2009 18:27:54 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>jundullah tarafından</title>
		<link>http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-533</link>
		<dc:creator>jundullah</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 18:27:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-533</guid>
		<description>ensar karedes dogru diyor ibni teymiye kabir ehlini müsriklerin yaptigi gibi yapmayin demistir aksiniispat eden varsa kuran ve hadisten örnek versin Allaha emanet olun. s.a.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ensar karedes dogru diyor ibni teymiye kabir ehlini müsriklerin yaptigi gibi yapmayin demistir aksiniispat eden varsa kuran ve hadisten örnek versin Allaha emanet olun. s.a.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ensar tarafından</title>
		<link>http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-532</link>
		<dc:creator>ensar</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2009 20:06:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-532</guid>
		<description>EY INSANLAR CAHIL OLMAYIN ALLAH:IN RED EDTIKLERINI RED EDIN KENDINIZE ZULÜM ETMEYIN IDDASINDA ISRARCI CAHILLER BIZE BIR DELIL GETIRE BILIRLERMI?
KABIRDEN YARDIM ISTENEBILR DIYE!


13- O, geceyi gündüze sokuyor, gündüzü de geceye sokuyor. Güneşi ve ayı emrine âmâde kılmıştır. Her biri mukadder bir gayeye akıp gidiyor. İşte bu gördüklerinizi yapan Allah sizin Rabbinizdir. Mülk (hükümranlık) O&#039;nundur. O&#039;ndan başka taptıklarınız ise, bir çekirdek zarını bile idare edemezler.

14- Kendilerine dua ederseniz duanızı işitmezler. İşitseler bile size cevabını veremezler. Kıyamet günü de kendilerini Allah&#039;a ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Sana her şeyden haberdar olan (Allah) gibi bir haber veren olmaz.

FATIR SÜRESI</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>EY INSANLAR CAHIL OLMAYIN ALLAH:IN RED EDTIKLERINI RED EDIN KENDINIZE ZULÜM ETMEYIN IDDASINDA ISRARCI CAHILLER BIZE BIR DELIL GETIRE BILIRLERMI?<br />
KABIRDEN YARDIM ISTENEBILR DIYE!</p>
<p>13- O, geceyi gündüze sokuyor, gündüzü de geceye sokuyor. Güneşi ve ayı emrine âmâde kılmıştır. Her biri mukadder bir gayeye akıp gidiyor. İşte bu gördüklerinizi yapan Allah sizin Rabbinizdir. Mülk (hükümranlık) O&#8217;nundur. O&#8217;ndan başka taptıklarınız ise, bir çekirdek zarını bile idare edemezler.</p>
<p>14- Kendilerine dua ederseniz duanızı işitmezler. İşitseler bile size cevabını veremezler. Kıyamet günü de kendilerini Allah&#8217;a ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Sana her şeyden haberdar olan (Allah) gibi bir haber veren olmaz.</p>
<p>FATIR SÜRESI</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ensar tarafından</title>
		<link>http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-531</link>
		<dc:creator>ensar</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2009 20:00:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-531</guid>
		<description>18- Allah&#039;ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve &quot;Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir.&quot; diyorlar. De ki, &quot;Siz Allah&#039;a göklerde ve yerde O&#039;nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?&quot; Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir YUNUS



49- De ki, &quot;Ben, Allah&#039;ın dilediğinin dışında kendi kendime ne bir zarar ne bir fayda verebilirim&quot;. Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince artık ne bir an geri, ne bir an ileri gidebilirler. YUNUS</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>18- Allah&#8217;ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve &#8220;Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir.&#8221; diyorlar. De ki, &#8220;Siz Allah&#8217;a göklerde ve yerde O&#8217;nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?&#8221; Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir YUNUS</p>
<p>49- De ki, &#8220;Ben, Allah&#8217;ın dilediğinin dışında kendi kendime ne bir zarar ne bir fayda verebilirim&#8221;. Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince artık ne bir an geri, ne bir an ileri gidebilirler. YUNUS</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>huseyince tarafından</title>
		<link>http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-529</link>
		<dc:creator>huseyince</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 05:02:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-529</guid>
		<description>Selamün aleyküm...
Ben bu hususlarda ortak paydaları esas alıyorum ve hakkında şaibe olan ( Dedikodu değil ) kişileri dışarı alıyorum.Kalan ulemaya itibar ediyorum.

Mesela sahabe+tabiin+tebeuttabiin gibi isimler ve daha sonra gelen ulema bunlarla ihtilaf etmemiş ise muteberdir diyorum.

İmamı azam R.A. hiç bir geçmiş ulema ile sıkıntısı olmamış.İmamı rabbani R.A.Abdülkadir geylani R.A....Allah cümlesinden razı olsun.Değerleri şimdi dahada aşikar oldu.

Yeni akım, yenilikçi denilen kişilerin söyledikleri mayın tarlası gibi.HAngi birini tezileyecenki.?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selamün aleyküm&#8230;<br />
Ben bu hususlarda ortak paydaları esas alıyorum ve hakkında şaibe olan ( Dedikodu değil ) kişileri dışarı alıyorum.Kalan ulemaya itibar ediyorum.</p>
<p>Mesela sahabe+tabiin+tebeuttabiin gibi isimler ve daha sonra gelen ulema bunlarla ihtilaf etmemiş ise muteberdir diyorum.</p>
<p>İmamı azam R.A. hiç bir geçmiş ulema ile sıkıntısı olmamış.İmamı rabbani R.A.Abdülkadir geylani R.A&#8230;.Allah cümlesinden razı olsun.Değerleri şimdi dahada aşikar oldu.</p>
<p>Yeni akım, yenilikçi denilen kişilerin söyledikleri mayın tarlası gibi.HAngi birini tezileyecenki.?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>CENGİZ tarafından</title>
		<link>http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-527</link>
		<dc:creator>CENGİZ</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2009 23:16:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-527</guid>
		<description>selamunaleykum.Allah hamd olsun.şüphesiz hamd Allahındır.boyle bır mubarek ınsana bu kdar iğrenc seyler yazmıssınız.sadce üzülüorum.gıttıgınız alımlerın once bır akıdesıne bakın.akıde ıle ılgılı konularda suhpesız kı en onmelılerı dogrudan ımanın arlıgı ve yoklugu ıleılgılı olan tevhid,şirk v kufur meseleleridir.ıns.allah sızıde bu yolla tanıstırır ve tevhidi anlarsıınız.sonrada ıbnı teymıyeyı ogrenır ve anlarsınız.ama uzulmeyın arkadaslar bole hakaretler edıldıgıne..hadide dıyorkı:&quot;İslam grib olarak bsladı.başlaıgı hale geri dönecektr.o halde mujdeler olsun garıplere.&quot;(müslim,kitabu&#039;l iman)ve bır 
Tırmizi rivayetnde:&quot;Gariblere mujdeler olsun!Onlarbenden sonra sünnetimde insanların bozdukları seyleri üzeltendir..(tırmizi,iman)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>selamunaleykum.Allah hamd olsun.şüphesiz hamd Allahındır.boyle bır mubarek ınsana bu kdar iğrenc seyler yazmıssınız.sadce üzülüorum.gıttıgınız alımlerın once bır akıdesıne bakın.akıde ıle ılgılı konularda suhpesız kı en onmelılerı dogrudan ımanın arlıgı ve yoklugu ıleılgılı olan tevhid,şirk v kufur meseleleridir.ıns.allah sızıde bu yolla tanıstırır ve tevhidi anlarsıınız.sonrada ıbnı teymıyeyı ogrenır ve anlarsınız.ama uzulmeyın arkadaslar bole hakaretler edıldıgıne..hadide dıyorkı:&#8221;İslam grib olarak bsladı.başlaıgı hale geri dönecektr.o halde mujdeler olsun garıplere.&#8221;(müslim,kitabu&#8217;l iman)ve bır<br />
Tırmizi rivayetnde:&#8221;Gariblere mujdeler olsun!Onlarbenden sonra sünnetimde insanların bozdukları seyleri üzeltendir..(tırmizi,iman)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Teymiyye Müdafası tarafından</title>
		<link>http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-526</link>
		<dc:creator>Teymiyye Müdafası</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 22:33:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-526</guid>
		<description>Tefsir Alanında

İbn Abdilhadi, Zehebi&#039;den naklen şöyle der:

&quot;Tefsir alanında tam bir otorite idi. Bir meseleye anında Kur&#039;an dan delil getirmede, müthiş bir yeteneğe sahipti. İnsanlar onun bu yeteneğine hayran idiler. Müfessirlerin bazı ayetlerin tefsirinde yaptıkları hataları düzeltir, Kur&#039;an ve sünnetin delaletine uygun açıklamalar getirirdi.&quot; (el-Ukud ed-Dürriye sn: 20)

Hafız el- Bezzar&#039;da şöyle dedi:

&quot;....Bir mecliste Kur&#039;an&#039;dan bir ayet geçtiği zaman Şeyhul İslam o ayetin tefsirine başlar ve meclis o şekilde kapanırdı. Birkaç ayetin tefsiri çoğunlukla saatler alırdı. Tefsirini bir yerden okumaksızın yapardı.&quot; el-A&#039;lam sh, 20-21.)

Ve yine İbn Abdilhadi, İlmuddin el Berzali&#039;den naklen şöyle diyor:

&quot;Tefsire başladığı zaman, ezberinin çokluğundan, anlatışının güzelliğinden, uygun tercih, tazyif ve ibtalleri yapmasından dolayı insanlar onu büyük bir hayranlıkla dinlerlerdi.&quot; (el-Ukud ed-Dürriye s: 4 10-11; Tabakatul Hanabile 2/391)


Hadis Alanında

Hafız Bezzar bu konuda şöyle diyor:

&quot;Nakillerin sahih ve sakimini bilme konusunda o, zirvesine ulaşılmaz bir dağ idi. O&#039;na cerh, ve tadilini bilmediği söz yok gibiydi.&quot; (el-A&#039;lam: sh.30)

İbn Abdulhadi de Zehebi&#039;den naklen şöyle dedi:

&quot;Rical, cerh ve tadilleri, tabakaları gibi hadis ilminin tüm konularında tam bir otorite idi. O çağda, bu konuda onun rütbesinde başka bir alim daha yoktu. Ezber ve ezberini anında hatırlama ve bundan delil çıkarma bakımından olağanüstü bir zekaya sahipti.

Şöyle denilse doğrudur: İbni Teymiyye&#039;nin bilmediği hadis, hadis değildir&quot; (El-Ukud ed-Dürriye sh: 20.)

İbn Receb&#039;de şöyle dedi:

&quot;Hadis ilmi konusunda müthiş bir bilgiye sahipti. Sahih, sünen ve müsnet metinlerinin ezberi konusunda ise, ona denk olacak kimse yoktu.&quot; (El-Zeyl: 2/391.)

Fıkıh Alanında

İbn Abdulhadi, Zehebi&#039;den naklen şöyle der:

&quot;Dört mezhebin yanı sıra, Sahabe ve Tabiinin mezhebleri ve fıkıhları konusunda büyük bir bilgiye sahipti.&quot; (El-Ukud: 18.)

İbn Receb, Zeheb&#039;den naklen şöyle dedi:

&quot;... Fıkıh&#039;da mezheplerin ihtilafları, sahabe ve taiinin fetvaları tam bir bilgi sahibiydi. Öyleki fetvalarını belli bir mezhebe göre değil, delil elde edebildiği ölçüye göre verirdi.&quot; (El-Zeyl: 2/389.)

İbn Kesir&#039;de şöyle dedi:

&quot;Tefsir ve fıkıh&#039;da imam idi. Öyleki, mezhepleri mensuplarından daha iyi biliyordu. Usul ve fürü&#039;da alim idi.&quot; (El-Bidaye ve&#039;n Nihaye: 14/142.)

İbn Hacer, Zehebi&#039;den naklen şöyle dedi:

&quot;Sorulan meselelere Kur&#039;an&#039;dan delil getirmede ondan daha mahiri yoktu.&quot;  (Ed-Dürerü&#039;l Kamine: 1/160.)

Akide Meselesinde

Alimler İbn Teymiye&#039;nin bu alandaki çalışmalarından övgü ile bahsetmişlerdir.

İbn Abdulhadi, Zehebi&#039;den naklen şöyle der:

&quot;Değişik dinler, mezhepler, usul ve kelam konusunda ondan daha bilgilisini bilmiyorum.&quot; (El-Ukud: 18-19.)

Hafız Bezzar&#039;da şöyle dedi:

&quot;Allah ona öyle bir ilim ve istikamet vermişti ki, yazdığı kitaplar ile, bidat ve heva ehlinin uydurdukları tüm bidat ve hurafeleri geçersiz kılıp, sapıklıklarını ve şeriatı Muhammediyye&#039;ye aykırı tutumlarını ayan ve beyan ortaya çıkarmıştır.

&quot;Allah&#039;ın o&#039;na verdiği rahmani basireti, nakli deliler ve akli açıklamalarını eserlerine yansıtarak yalan ile doğrunun birbirinden ayrılması sağlamıştır.&quot; (El-A&#039;lam: 31-32.)

İbn Receb de yine Zehebi&#039;den naklen şöyle der:

&quot;Akli ilmini inceledi ve kelamcılara reddiye yazarak sözlerini çürüttü. Hatalarını tespit edip, insanları onlardan kaçındırdı. En açık ve yüksek delillerle sünnete yardım etti. Bu yolda çeşitli eziyetler görmesine rağmen, hak yoldan dönmedi. Takva ehlinin muhabbet ve duasına nail oldu ve Allah onunla birçok delalet ehlini hidayete erdirdi.&quot; (El-Zeyl: 2/389-390)

Alimlerin, O&#039;nun Muhtelif İlimlerdeki Üstün Bilgisine Tanıklık Eden Bazı Sözleri

İbn Abdilhadi, Berzali&#039;den naklen şöyle dedi:

&quot;Fazileti, adaleti ve dindarlığı konusunda herkesin müttefik olduğu imam Takiyyuddin, Ebul Abbas, Kur&#039;an, arapça, usul, tefsir ve hadis konusunda zamanının bir tanesidir. Müctehidlerde olması gereken tüm vasıflara sahip idi ve ictihad derecesine ulaştı. Derslerini dinleyenler, ilminin genişliği, zekasının kuvveti ve anlatışının güzelliğine hayran idiler. (El-Ukud ed-Dürriye sh: 10-11; Şehadetül Zekiyye sh: 48; El- Kevakibu&#039;d Dürriye, sh: 59)

Zehebi, Ebul Abbas el-Dimyati&#039;ye cevap veren Ebul Feth el-Yamiri&#039;den şöyle nakletti:

&quot;O, tüm ilimlerden nasip almıştır. Sünnet ve eserleri ezber biliyordu. Tefsir, hadis ve fıkıh&#039;da imam idi. Tüm din ve mezheplerle ilgili geniş bir ilime sahipti. Tüm ilimlerde uzman idi. Yeryüzünde ondan daha alim birisin görmedim.&quot; (El-Mucemul muhtas bil muhaddisİn (Zehebi): 54, 25, 26.)

Şeyhul İslam&#039;ın ilmi konumu hakkında alimlerin övgü dolu bir çok sözleri vardır. Muhtelif ilimlerde yazdığı kitaplar onun ilmi konumunun en açık kanıtıdırlar.

Zehebi&#039;de şöyle dedi:

&quot;İlim okyanusu, zeka, zühd, cesaret, kerem sahibi bir zat idi. Muvafıklarının olduğu gibi muhaliflerinin de övgüsünü kazanmıştır. Yüz ciltten fazla eser yazmıştır.&quot; (Tezkiretu&#039;l Huffaz: 4/1496.)

1 - &quot;Uyûnu’l-Eser fi’l-Meğâzîl ve’ş-Şemaili ve’s-Siyer&quot; adlı eserin müellifi olan İbn Seyyidi’n-Nas (v. 734 h.) hakkında şunları söylemektedir:

&quot;Ben onu bütün ilimlerde pay sahibi gördüm. Nerdeyse sünnete dair bütün rivayetleri ezberlemişti. Tefsire dair söz söyledi mi bu işin sancağını yüklenmiş olduğu görülürdü. Fıkha dair fetva verdi mi en ileri noktaya ulaşmış olduğu, hadise dair konuştu mu hadis ilim ve rivayetinde oldukça ehil olduğu, mezheb ve fırkalar hakkında konuştu mu bu hususta ondan daha etraflı bilgi sahibi kimsenin görülemediği, onun ilerisinde bu hususların kimse tarafından idrâk edilemediği anlaşılırdı. Kısacası bütün ilim dallarında akranlarından ileri idi. Onu gören hiçbir göz onun benzerini görmemiştir. Hatta kendisi bile kendisi gibisini görmüş değildir.&quot;

2 - &quot;Siyer-u A&#039;lami’n-Nubelâ&quot;nın müellifi Şemsu’d-Din ez-Zehebî (v. 748) dedi ki:

&quot;Benim gibi bir kimsenin onun niteliklerine dair söz söylemesinden çok daha büyüktür. Eğer Kâbe’de Hacer-i Esved’in bulunduğu rükün ile Makam-ı İbrahim arasında bana yemin ettirilecek olsa, hiç şüphesiz benim gözüm onun gibisini görmemiştir, diye yemin ederim. Allah’a yemin ederim bizzat kendisi bile ilim bakımından kendi benzerini görmüş değildir.&quot;

Bir başka yerde de şunları söylemektedir:

&quot;Henüz buluğa ermeden Kur’an ve fıkıhı okudu, tartıştı, delilleriyle, görüşlerini ortaya koydu. Yirmi yaşlarında iken ilim ve tefsirde oldukça ileri dereceye ulaştı, fetva verdi ve ders okuttu. Pek çok eserler yazdı, daha hocaları hayatta iken büyük ilim adamları arasında sayılır oldu. Develere yük teşkil edecek kadar pek büyük eserler yazdı. Bu sırada onun yazdığı eserler belki dörtbin defter, belki de daha fazla tutar. Cuma günlerinde seneler boyunca herhangi bir kitaba başvurmaya gerek görmeksizin yüce Allah’ın kitabını tefsir etti. Fışkıran bir zeka idi, pekçok hadis dinlemiştir. Kendilerinden ilim bellediği hocalarının sayısı ikiyüzü aşkındır. Tefsire dair bilgisi en ileri noktadadır. Hadis, hadis ravileri (Ricâli), hadisin sahih olup olmamasına dair bilgisine hiçbir kimse ulaşamaz. Fıkhı, nakli -dört mezheb imamının da ötesinde- ashab ve tabîin’in görüşleri eşsizdi. Mezheb ve fırkalara dair, usul ve kelâma dair bilgisine gelince, bu hususta onun seviyesinde bir kimse bilmiyorum. Dile dair geniş bir bilgisi vardı, Arapçası oldukça güçlü idi. Tarih ve siyere dair bilgisi şaşırtıcı idi. Kahramanlık, cihad ve atılganlığı ise nitelendirilemeyecek kadar, anlatılamayacak kadar ileri idi. Örnek gösterilecek derecede çok cömert idi. Yemekte ve içmekte az ile yetinir, zühd ve kanaat sahibi bir kimse idi.&quot;

3 - &quot;Tabakatu&#039;ş Şafîiyye el-Kübrâ&quot; adlı eserin müellifi Tacu’d-Din’in babası Takıyu’d-Din es-Subkî -Allah’ın rahmeti üzerine olsun- şunları söylemektedir:

&quot;Aklî ve şer’î ilimlerdeki geniş bilgisi, üstün kadri ve kaynayıp coşan denizi andıran hali ile ileri zekası, içtihadı ile bütün bu alanlarda anlatılamayacak ileri dereceye ulaşmıştı...&quot; dedikten sonra şunları söylemektedir:

&quot;Bana göre o bütün bunlardan daha büyük, daha üstündür. Bununla birlikte yüce Allah ona zühd, vera, dindarlık, hakka yardımcı olmak, hakkı yerine getirmek gibi özellikleri vermişti; bütün bunları da yalnızca Allah için yapardı. Bu hususta selef-i salihin izlediği yolu izlerdi. Bu konuda çok büyük bir pay sahibi idi. Bu dönemde hatta uzun dönemlerden beri onun benzeri görülmüş değildir.&quot;

4 - Muhammed b. Abdi’l-Berr eş-Şafîi es-Sübkî (v. 777)’de şunları söylemektedir:

&quot;İbni Teymiyye’ye cahil bir kimse ile yanlış kanaat ve görüşlere sahib bir kimseden başkası buğzetmez. Cahil bir kimse ne söylediğini bilmez, yanlış kanaat sahibi kimseyi ise sahib olduğu yanlış kanaat onu bilip tanıdıktan sonra hakkı söylemekten alıkoyar.&quot;

5 - Hasımlarından birisi olan Kemalu’d-Din b. ez-Zemelkanî eş-Şafîi (v. 727) Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye hakkında şunları söylemektedir:

&quot;Herhangi bir ilim dalına dair kendisine soru sorulacak olursa, onu gören ve onu dinleyen bir kimse, onun bu ilim dalından başka bir şey bilmediğini zanneder ve bu seviyede kimsenin o ilmi bilmediğine hükmederdi. Diğer mezheblere mensub fukaha onunla birlikte oturduklarında kendi mezhebleri ile ilgili olarak daha önceden bilmedikleri şeyleri ondan öğrenirlerdi. Herhangi bir kimse ile tartışıp da hasmı tarafından susturulduğu bilinmemektedir. İster şer’î ilimler olsun, ister başkaları olsun herhangi bir ilim hakkında söz söyledi mi mutlaka o ilim dalının uzmanlarından ve o ilmi bilmekle tanınanlardan üstün olduğu ortaya çıkardı. Beşyüz yıldan bu yana ondan daha ileri derecede hadis hıfzetmiş kimse görülmüş değildir.&quot;

6 - Mâlikî ve (sonraları) Şafîi mezhebine mensub İbn Dakîk el-Iyd (v. 702 h.) onun hakkında şöyle demektedir:

&quot;İbn Teymiyye ile biraraya geldiğimde bütün ilimlerin onun gözü önünde bulunduğunu, bu ilimlerden istediğini alıp, istediğini bırakan bir kişi olduğunu gördüm.&quot; 

7 - Aslen İşbilyeli, Dımaşk’lı (v. 738 h.) el-Birzâlî Ebu Muhammed el-Kasım b. Muhammed, İbn Teymiyye hakkında şunları söylemektedir:

&quot;Hiçbir hususta arkasından yetişilemeyecek bir imamdı. İçtihad mertebesine ulaşmış ve müçtehidlerin şartları kendisinde toplanmıştı. Tefsirden söz etti mi aşırı derecedeki ezberleri dolayısıyla, güzel sunması ile herbir görüşe tercih zayıflık ve çürütmek gibi layık olduğu hükmü vermesiyle ve herbir ilme dalabildiğine dalması ile insanları hayrete düşürürdü. Huzurunda bulunanlar onun bu haline şaşırırlardı. Bununla birlikte o zühd, ibadet, yüce Allah’a yönelmek, dünya esbabından uzak kalıp, insanları yüce Allah’a davet etmeye de kendisini büsbütün vermiş bir kimse idi.&quot;

8 - Şafîi mezhebine mensub Dımaşk’lı ve Tehzibu’l-Kemâl adlı eserin sahibi Ebu Haccac el-Mizzî de (v. 742 h.) Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye hakkında şunları söylemektedir:

&quot;Onun benzerini görmedim, kendisi de kendi benzerini görmüş değildir. Allah’ın kitabı ve Rasûlünün sünneti hakkında ondan daha bilgilisini, her ikisine ondan daha çok tabi olanı görmüş değilim.&quot;

Bir seferinde de şöyle demiştir:

&quot;Dörtyüz yıldan bu yana onun benzeri görülmemiştir

9 - Fethu’l-Barî adlı eserin müellifi İbn Hacer el-Askalânî (v. 852 h.) onun hakkında şunları söylemektedir:

&quot;En hayret edilecek hususlardan birisi de şudur: Bu adam Rafızî, Hulûlcüler, İttihatçılar gibi bid’at ehline karşı bütün insanlar arasında en ileri derecede duran bir kimse idi. Bu husustaki eserleri pekçok ve ünlüdür. Onlara dair verdiği fetvaların sınırı yoktur.&quot;

Yine onun hakkında şunları söylemektedir:

&quot;Şeyhu’l-İslam Takıyu’d-Din’in, kanaatlerini kabul edenin de, etmeyenin de çokça istifade ettiği ve herbir yana dağılmış eserlerin müellifi ünlü öğrencisi Şemsuddin İbn Kayyim el-Cevziyye dışında eğer, hiçbir eseri bulunmasaydı dahi, bu bile İbn Teymiyye’nin ne kadar yüksek bir konuma sahib olduğunu en ileri derecede ortaya koyardı. Durum böyle iken bir de gerek akli, gerek nakli ilimlerde Hanbeli mezhebine mensup ilim adamları şöyle dursun, çağdaşı olan Şafîi ve diğer mezheblere mensup en ilerideki önder ilim adamları akli ve nakli ilimlerde oldukça ileri ve benzersiz olduğuna da tanıklık etmişlerdir.&quot;

10 - &quot;Umdetu’l-Karî Şerhu Sahihi’l-Buharî&quot; adlı eserin müellifi Halefî Bedru’d-Din el-Aynî (v. 855 h.) Şeyhu’l-İslam hakkında şunları söylemektedir:

&quot;O, faziletli, maharetli, takvâlı, tertemiz, vera’ sahibi, hadis ve tefsir ilimlerinin süvarisi, fıkıh ve hadis usulü ve fıkıh usulü ilimlerinde gerek anlatımı ve gerek yazımı itibariyle ileri derecede idi. Bid’atçilere karşı çekilmiş yalın kılıçtı. Dinin emirlerini uygulayan büyük ilim adamı, marufu çokça emreden, münkerden çokça alıkoyandı. Son derece gayretli, kahraman ve korku ve dehşete düşüren yerlerde atılgan, çokça zikreden, oruç tutan, namaz kılan, ibadet eden bir kimse idi. Geçiminde kanaatkarlığı seçmiş, fazlasını istemeyen bir kimse idi. Oldukça güzel ve üstün şekilde sözlerine bağlı kalır, çok güzel ve değerli işleriyle vaktini değerlendirirdi. Bununla birlikte aşağılık dünyalıktan da uzak kalırdı. Meşhur, kabul görmüş ve tenkid edilebilecek bir kusuru bulunmayan, nihaî sözü kestirip atan fetvaları vardır.&quot;

Onun şan ve şerefine dil uzatan kimselere karşı savunarak ve bu gibi kimseleri yeren bir üslubla da şunları söylemektedir:

&quot;Ona dil uzatan kimse ancak gülleri koklamakla birlikte hemen ölen pislik böceği gibidir. Gözünün zayıflığı dolayısıyla ışık parıltısından rahatsız olan yarasaya benzer. Ona dil uzatanların tenkid edebilme özellikleri de yoktur, ışık saçıcı, dikkate değer düşünceleri de yoktur. Bunlar önemsiz şahsiyetlerdir. Bunlar arasından onu tekfir edenlerin ise ilim adamı olarak kimlikleri belirsizdir, adları, sanları yoktur.

En yaygın bilinen hususlardan birisi de şeyh, imam, büyük ilim adamı Takıyu’d-Din İbn Teymiyye’nin en faziletli ve üstün şahsiyetlerden, eşsiz ve pek kapsamlı belge ve delillerden birisi olduğudur. Onun sahib olduğu edep ve terbiye, ruhları besleyen bir ziyafeti andırırdı. Onun seçkin sözleri adeta duyguları harekete getiren hoş bir içkiyi andırırdı. Oldukça ileri derecede düşünürlerin olgun meyveleri gibi idi. Onun bu alandaki tabiatı çiğlikten ve çirkinlikten son derece uzaktı. Üzerleri örtülü pekçok hususun örtüsünü açan kişi idi ve böylelikle kapalılıkları gideren zındıkların, inkârcıların dine dil uzatmalarına karşı dinin savunucusu, peygamberlerin efendisinden gelen rivayetleri ilmi tenkide tabi tutan ashab ve tabîinden gelen rivayetleri de tenkid süzgeçinden geçiren bir şahsiyet idi.&quot;

11- Hâfız Zehebî’nin (öl.748 h.) Tezkiretü’l-Huffâz adlı eserinde şöyle demektedir :

“İbn Teymiyye; Şeyh, imam, büyük âlim, hâfız, tenkidçi, fakîh, müctehid, usta müfessir, Şeyhu’l-İslâm, zâhidlerin efendisi, çağının tek ve eşine nadir rastlanan âlimi, Takıyyuddîn Ebu’l-Abbâs Ahmed İbn el-Müftî Şihâbuddîn Abdulhalîm  İbn el-İmâm el-Müctehid Şeyhu’l-İslâm Mecduddîn Abdüsselâm b. Abdullah b. Ebi’l-Kâsım el-Harrânî.

Şeyhu’l-İslâm derin ilme sâhip âlimlerden, sayılı zeki kimselerden, eşsiz zâhidlerden, büyük yiğitlerden ve kerem sahibi cömertlerdendi. Onu, ondan taraf olan da Ona muhalif olan da övdü. İlim yolcuları 300 cilt kadar olan eserleriyle yollarını buldular.

İbn Nâsıru’d-Din ed-Dımeşkî /&quot;er-Râddu’l-Vâfir”/</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tefsir Alanında</p>
<p>İbn Abdilhadi, Zehebi&#8217;den naklen şöyle der:</p>
<p>&#8220;Tefsir alanında tam bir otorite idi. Bir meseleye anında Kur&#8217;an dan delil getirmede, müthiş bir yeteneğe sahipti. İnsanlar onun bu yeteneğine hayran idiler. Müfessirlerin bazı ayetlerin tefsirinde yaptıkları hataları düzeltir, Kur&#8217;an ve sünnetin delaletine uygun açıklamalar getirirdi.&#8221; (el-Ukud ed-Dürriye sn: 20)</p>
<p>Hafız el- Bezzar&#8217;da şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;&#8230;.Bir mecliste Kur&#8217;an&#8217;dan bir ayet geçtiği zaman Şeyhul İslam o ayetin tefsirine başlar ve meclis o şekilde kapanırdı. Birkaç ayetin tefsiri çoğunlukla saatler alırdı. Tefsirini bir yerden okumaksızın yapardı.&#8221; el-A&#8217;lam sh, 20-21.)</p>
<p>Ve yine İbn Abdilhadi, İlmuddin el Berzali&#8217;den naklen şöyle diyor:</p>
<p>&#8220;Tefsire başladığı zaman, ezberinin çokluğundan, anlatışının güzelliğinden, uygun tercih, tazyif ve ibtalleri yapmasından dolayı insanlar onu büyük bir hayranlıkla dinlerlerdi.&#8221; (el-Ukud ed-Dürriye s: 4 10-11; Tabakatul Hanabile 2/391)</p>
<p>Hadis Alanında</p>
<p>Hafız Bezzar bu konuda şöyle diyor:</p>
<p>&#8220;Nakillerin sahih ve sakimini bilme konusunda o, zirvesine ulaşılmaz bir dağ idi. O&#8217;na cerh, ve tadilini bilmediği söz yok gibiydi.&#8221; (el-A&#8217;lam: sh.30)</p>
<p>İbn Abdulhadi de Zehebi&#8217;den naklen şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Rical, cerh ve tadilleri, tabakaları gibi hadis ilminin tüm konularında tam bir otorite idi. O çağda, bu konuda onun rütbesinde başka bir alim daha yoktu. Ezber ve ezberini anında hatırlama ve bundan delil çıkarma bakımından olağanüstü bir zekaya sahipti.</p>
<p>Şöyle denilse doğrudur: İbni Teymiyye&#8217;nin bilmediği hadis, hadis değildir&#8221; (El-Ukud ed-Dürriye sh: 20.)</p>
<p>İbn Receb&#8217;de şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Hadis ilmi konusunda müthiş bir bilgiye sahipti. Sahih, sünen ve müsnet metinlerinin ezberi konusunda ise, ona denk olacak kimse yoktu.&#8221; (El-Zeyl: 2/391.)</p>
<p>Fıkıh Alanında</p>
<p>İbn Abdulhadi, Zehebi&#8217;den naklen şöyle der:</p>
<p>&#8220;Dört mezhebin yanı sıra, Sahabe ve Tabiinin mezhebleri ve fıkıhları konusunda büyük bir bilgiye sahipti.&#8221; (El-Ukud: 18.)</p>
<p>İbn Receb, Zeheb&#8217;den naklen şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;&#8230; Fıkıh&#8217;da mezheplerin ihtilafları, sahabe ve taiinin fetvaları tam bir bilgi sahibiydi. Öyleki fetvalarını belli bir mezhebe göre değil, delil elde edebildiği ölçüye göre verirdi.&#8221; (El-Zeyl: 2/389.)</p>
<p>İbn Kesir&#8217;de şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Tefsir ve fıkıh&#8217;da imam idi. Öyleki, mezhepleri mensuplarından daha iyi biliyordu. Usul ve fürü&#8217;da alim idi.&#8221; (El-Bidaye ve&#8217;n Nihaye: 14/142.)</p>
<p>İbn Hacer, Zehebi&#8217;den naklen şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Sorulan meselelere Kur&#8217;an&#8217;dan delil getirmede ondan daha mahiri yoktu.&#8221;  (Ed-Dürerü&#8217;l Kamine: 1/160.)</p>
<p>Akide Meselesinde</p>
<p>Alimler İbn Teymiye&#8217;nin bu alandaki çalışmalarından övgü ile bahsetmişlerdir.</p>
<p>İbn Abdulhadi, Zehebi&#8217;den naklen şöyle der:</p>
<p>&#8220;Değişik dinler, mezhepler, usul ve kelam konusunda ondan daha bilgilisini bilmiyorum.&#8221; (El-Ukud: 18-19.)</p>
<p>Hafız Bezzar&#8217;da şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Allah ona öyle bir ilim ve istikamet vermişti ki, yazdığı kitaplar ile, bidat ve heva ehlinin uydurdukları tüm bidat ve hurafeleri geçersiz kılıp, sapıklıklarını ve şeriatı Muhammediyye&#8217;ye aykırı tutumlarını ayan ve beyan ortaya çıkarmıştır.</p>
<p>&#8220;Allah&#8217;ın o&#8217;na verdiği rahmani basireti, nakli deliler ve akli açıklamalarını eserlerine yansıtarak yalan ile doğrunun birbirinden ayrılması sağlamıştır.&#8221; (El-A&#8217;lam: 31-32.)</p>
<p>İbn Receb de yine Zehebi&#8217;den naklen şöyle der:</p>
<p>&#8220;Akli ilmini inceledi ve kelamcılara reddiye yazarak sözlerini çürüttü. Hatalarını tespit edip, insanları onlardan kaçındırdı. En açık ve yüksek delillerle sünnete yardım etti. Bu yolda çeşitli eziyetler görmesine rağmen, hak yoldan dönmedi. Takva ehlinin muhabbet ve duasına nail oldu ve Allah onunla birçok delalet ehlini hidayete erdirdi.&#8221; (El-Zeyl: 2/389-390)</p>
<p>Alimlerin, O&#8217;nun Muhtelif İlimlerdeki Üstün Bilgisine Tanıklık Eden Bazı Sözleri</p>
<p>İbn Abdilhadi, Berzali&#8217;den naklen şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Fazileti, adaleti ve dindarlığı konusunda herkesin müttefik olduğu imam Takiyyuddin, Ebul Abbas, Kur&#8217;an, arapça, usul, tefsir ve hadis konusunda zamanının bir tanesidir. Müctehidlerde olması gereken tüm vasıflara sahip idi ve ictihad derecesine ulaştı. Derslerini dinleyenler, ilminin genişliği, zekasının kuvveti ve anlatışının güzelliğine hayran idiler. (El-Ukud ed-Dürriye sh: 10-11; Şehadetül Zekiyye sh: 48; El- Kevakibu&#8217;d Dürriye, sh: 59)</p>
<p>Zehebi, Ebul Abbas el-Dimyati&#8217;ye cevap veren Ebul Feth el-Yamiri&#8217;den şöyle nakletti:</p>
<p>&#8220;O, tüm ilimlerden nasip almıştır. Sünnet ve eserleri ezber biliyordu. Tefsir, hadis ve fıkıh&#8217;da imam idi. Tüm din ve mezheplerle ilgili geniş bir ilime sahipti. Tüm ilimlerde uzman idi. Yeryüzünde ondan daha alim birisin görmedim.&#8221; (El-Mucemul muhtas bil muhaddisİn (Zehebi): 54, 25, 26.)</p>
<p>Şeyhul İslam&#8217;ın ilmi konumu hakkında alimlerin övgü dolu bir çok sözleri vardır. Muhtelif ilimlerde yazdığı kitaplar onun ilmi konumunun en açık kanıtıdırlar.</p>
<p>Zehebi&#8217;de şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;İlim okyanusu, zeka, zühd, cesaret, kerem sahibi bir zat idi. Muvafıklarının olduğu gibi muhaliflerinin de övgüsünü kazanmıştır. Yüz ciltten fazla eser yazmıştır.&#8221; (Tezkiretu&#8217;l Huffaz: 4/1496.)</p>
<p>1 &#8211; &#8220;Uyûnu’l-Eser fi’l-Meğâzîl ve’ş-Şemaili ve’s-Siyer&#8221; adlı eserin müellifi olan İbn Seyyidi’n-Nas (v. 734 h.) hakkında şunları söylemektedir:</p>
<p>&#8220;Ben onu bütün ilimlerde pay sahibi gördüm. Nerdeyse sünnete dair bütün rivayetleri ezberlemişti. Tefsire dair söz söyledi mi bu işin sancağını yüklenmiş olduğu görülürdü. Fıkha dair fetva verdi mi en ileri noktaya ulaşmış olduğu, hadise dair konuştu mu hadis ilim ve rivayetinde oldukça ehil olduğu, mezheb ve fırkalar hakkında konuştu mu bu hususta ondan daha etraflı bilgi sahibi kimsenin görülemediği, onun ilerisinde bu hususların kimse tarafından idrâk edilemediği anlaşılırdı. Kısacası bütün ilim dallarında akranlarından ileri idi. Onu gören hiçbir göz onun benzerini görmemiştir. Hatta kendisi bile kendisi gibisini görmüş değildir.&#8221;</p>
<p>2 &#8211; &#8220;Siyer-u A&#8217;lami’n-Nubelâ&#8221;nın müellifi Şemsu’d-Din ez-Zehebî (v. 748) dedi ki:</p>
<p>&#8220;Benim gibi bir kimsenin onun niteliklerine dair söz söylemesinden çok daha büyüktür. Eğer Kâbe’de Hacer-i Esved’in bulunduğu rükün ile Makam-ı İbrahim arasında bana yemin ettirilecek olsa, hiç şüphesiz benim gözüm onun gibisini görmemiştir, diye yemin ederim. Allah’a yemin ederim bizzat kendisi bile ilim bakımından kendi benzerini görmüş değildir.&#8221;</p>
<p>Bir başka yerde de şunları söylemektedir:</p>
<p>&#8220;Henüz buluğa ermeden Kur’an ve fıkıhı okudu, tartıştı, delilleriyle, görüşlerini ortaya koydu. Yirmi yaşlarında iken ilim ve tefsirde oldukça ileri dereceye ulaştı, fetva verdi ve ders okuttu. Pek çok eserler yazdı, daha hocaları hayatta iken büyük ilim adamları arasında sayılır oldu. Develere yük teşkil edecek kadar pek büyük eserler yazdı. Bu sırada onun yazdığı eserler belki dörtbin defter, belki de daha fazla tutar. Cuma günlerinde seneler boyunca herhangi bir kitaba başvurmaya gerek görmeksizin yüce Allah’ın kitabını tefsir etti. Fışkıran bir zeka idi, pekçok hadis dinlemiştir. Kendilerinden ilim bellediği hocalarının sayısı ikiyüzü aşkındır. Tefsire dair bilgisi en ileri noktadadır. Hadis, hadis ravileri (Ricâli), hadisin sahih olup olmamasına dair bilgisine hiçbir kimse ulaşamaz. Fıkhı, nakli -dört mezheb imamının da ötesinde- ashab ve tabîin’in görüşleri eşsizdi. Mezheb ve fırkalara dair, usul ve kelâma dair bilgisine gelince, bu hususta onun seviyesinde bir kimse bilmiyorum. Dile dair geniş bir bilgisi vardı, Arapçası oldukça güçlü idi. Tarih ve siyere dair bilgisi şaşırtıcı idi. Kahramanlık, cihad ve atılganlığı ise nitelendirilemeyecek kadar, anlatılamayacak kadar ileri idi. Örnek gösterilecek derecede çok cömert idi. Yemekte ve içmekte az ile yetinir, zühd ve kanaat sahibi bir kimse idi.&#8221;</p>
<p>3 &#8211; &#8220;Tabakatu&#8217;ş Şafîiyye el-Kübrâ&#8221; adlı eserin müellifi Tacu’d-Din’in babası Takıyu’d-Din es-Subkî -Allah’ın rahmeti üzerine olsun- şunları söylemektedir:</p>
<p>&#8220;Aklî ve şer’î ilimlerdeki geniş bilgisi, üstün kadri ve kaynayıp coşan denizi andıran hali ile ileri zekası, içtihadı ile bütün bu alanlarda anlatılamayacak ileri dereceye ulaşmıştı&#8230;&#8221; dedikten sonra şunları söylemektedir:</p>
<p>&#8220;Bana göre o bütün bunlardan daha büyük, daha üstündür. Bununla birlikte yüce Allah ona zühd, vera, dindarlık, hakka yardımcı olmak, hakkı yerine getirmek gibi özellikleri vermişti; bütün bunları da yalnızca Allah için yapardı. Bu hususta selef-i salihin izlediği yolu izlerdi. Bu konuda çok büyük bir pay sahibi idi. Bu dönemde hatta uzun dönemlerden beri onun benzeri görülmüş değildir.&#8221;</p>
<p>4 &#8211; Muhammed b. Abdi’l-Berr eş-Şafîi es-Sübkî (v. 777)’de şunları söylemektedir:</p>
<p>&#8220;İbni Teymiyye’ye cahil bir kimse ile yanlış kanaat ve görüşlere sahib bir kimseden başkası buğzetmez. Cahil bir kimse ne söylediğini bilmez, yanlış kanaat sahibi kimseyi ise sahib olduğu yanlış kanaat onu bilip tanıdıktan sonra hakkı söylemekten alıkoyar.&#8221;</p>
<p>5 &#8211; Hasımlarından birisi olan Kemalu’d-Din b. ez-Zemelkanî eş-Şafîi (v. 727) Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye hakkında şunları söylemektedir:</p>
<p>&#8220;Herhangi bir ilim dalına dair kendisine soru sorulacak olursa, onu gören ve onu dinleyen bir kimse, onun bu ilim dalından başka bir şey bilmediğini zanneder ve bu seviyede kimsenin o ilmi bilmediğine hükmederdi. Diğer mezheblere mensub fukaha onunla birlikte oturduklarında kendi mezhebleri ile ilgili olarak daha önceden bilmedikleri şeyleri ondan öğrenirlerdi. Herhangi bir kimse ile tartışıp da hasmı tarafından susturulduğu bilinmemektedir. İster şer’î ilimler olsun, ister başkaları olsun herhangi bir ilim hakkında söz söyledi mi mutlaka o ilim dalının uzmanlarından ve o ilmi bilmekle tanınanlardan üstün olduğu ortaya çıkardı. Beşyüz yıldan bu yana ondan daha ileri derecede hadis hıfzetmiş kimse görülmüş değildir.&#8221;</p>
<p>6 &#8211; Mâlikî ve (sonraları) Şafîi mezhebine mensub İbn Dakîk el-Iyd (v. 702 h.) onun hakkında şöyle demektedir:</p>
<p>&#8220;İbn Teymiyye ile biraraya geldiğimde bütün ilimlerin onun gözü önünde bulunduğunu, bu ilimlerden istediğini alıp, istediğini bırakan bir kişi olduğunu gördüm.&#8221; </p>
<p>7 &#8211; Aslen İşbilyeli, Dımaşk’lı (v. 738 h.) el-Birzâlî Ebu Muhammed el-Kasım b. Muhammed, İbn Teymiyye hakkında şunları söylemektedir:</p>
<p>&#8220;Hiçbir hususta arkasından yetişilemeyecek bir imamdı. İçtihad mertebesine ulaşmış ve müçtehidlerin şartları kendisinde toplanmıştı. Tefsirden söz etti mi aşırı derecedeki ezberleri dolayısıyla, güzel sunması ile herbir görüşe tercih zayıflık ve çürütmek gibi layık olduğu hükmü vermesiyle ve herbir ilme dalabildiğine dalması ile insanları hayrete düşürürdü. Huzurunda bulunanlar onun bu haline şaşırırlardı. Bununla birlikte o zühd, ibadet, yüce Allah’a yönelmek, dünya esbabından uzak kalıp, insanları yüce Allah’a davet etmeye de kendisini büsbütün vermiş bir kimse idi.&#8221;</p>
<p>8 &#8211; Şafîi mezhebine mensub Dımaşk’lı ve Tehzibu’l-Kemâl adlı eserin sahibi Ebu Haccac el-Mizzî de (v. 742 h.) Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye hakkında şunları söylemektedir:</p>
<p>&#8220;Onun benzerini görmedim, kendisi de kendi benzerini görmüş değildir. Allah’ın kitabı ve Rasûlünün sünneti hakkında ondan daha bilgilisini, her ikisine ondan daha çok tabi olanı görmüş değilim.&#8221;</p>
<p>Bir seferinde de şöyle demiştir:</p>
<p>&#8220;Dörtyüz yıldan bu yana onun benzeri görülmemiştir</p>
<p>9 &#8211; Fethu’l-Barî adlı eserin müellifi İbn Hacer el-Askalânî (v. 852 h.) onun hakkında şunları söylemektedir:</p>
<p>&#8220;En hayret edilecek hususlardan birisi de şudur: Bu adam Rafızî, Hulûlcüler, İttihatçılar gibi bid’at ehline karşı bütün insanlar arasında en ileri derecede duran bir kimse idi. Bu husustaki eserleri pekçok ve ünlüdür. Onlara dair verdiği fetvaların sınırı yoktur.&#8221;</p>
<p>Yine onun hakkında şunları söylemektedir:</p>
<p>&#8220;Şeyhu’l-İslam Takıyu’d-Din’in, kanaatlerini kabul edenin de, etmeyenin de çokça istifade ettiği ve herbir yana dağılmış eserlerin müellifi ünlü öğrencisi Şemsuddin İbn Kayyim el-Cevziyye dışında eğer, hiçbir eseri bulunmasaydı dahi, bu bile İbn Teymiyye’nin ne kadar yüksek bir konuma sahib olduğunu en ileri derecede ortaya koyardı. Durum böyle iken bir de gerek akli, gerek nakli ilimlerde Hanbeli mezhebine mensup ilim adamları şöyle dursun, çağdaşı olan Şafîi ve diğer mezheblere mensup en ilerideki önder ilim adamları akli ve nakli ilimlerde oldukça ileri ve benzersiz olduğuna da tanıklık etmişlerdir.&#8221;</p>
<p>10 &#8211; &#8220;Umdetu’l-Karî Şerhu Sahihi’l-Buharî&#8221; adlı eserin müellifi Halefî Bedru’d-Din el-Aynî (v. 855 h.) Şeyhu’l-İslam hakkında şunları söylemektedir:</p>
<p>&#8220;O, faziletli, maharetli, takvâlı, tertemiz, vera’ sahibi, hadis ve tefsir ilimlerinin süvarisi, fıkıh ve hadis usulü ve fıkıh usulü ilimlerinde gerek anlatımı ve gerek yazımı itibariyle ileri derecede idi. Bid’atçilere karşı çekilmiş yalın kılıçtı. Dinin emirlerini uygulayan büyük ilim adamı, marufu çokça emreden, münkerden çokça alıkoyandı. Son derece gayretli, kahraman ve korku ve dehşete düşüren yerlerde atılgan, çokça zikreden, oruç tutan, namaz kılan, ibadet eden bir kimse idi. Geçiminde kanaatkarlığı seçmiş, fazlasını istemeyen bir kimse idi. Oldukça güzel ve üstün şekilde sözlerine bağlı kalır, çok güzel ve değerli işleriyle vaktini değerlendirirdi. Bununla birlikte aşağılık dünyalıktan da uzak kalırdı. Meşhur, kabul görmüş ve tenkid edilebilecek bir kusuru bulunmayan, nihaî sözü kestirip atan fetvaları vardır.&#8221;</p>
<p>Onun şan ve şerefine dil uzatan kimselere karşı savunarak ve bu gibi kimseleri yeren bir üslubla da şunları söylemektedir:</p>
<p>&#8220;Ona dil uzatan kimse ancak gülleri koklamakla birlikte hemen ölen pislik böceği gibidir. Gözünün zayıflığı dolayısıyla ışık parıltısından rahatsız olan yarasaya benzer. Ona dil uzatanların tenkid edebilme özellikleri de yoktur, ışık saçıcı, dikkate değer düşünceleri de yoktur. Bunlar önemsiz şahsiyetlerdir. Bunlar arasından onu tekfir edenlerin ise ilim adamı olarak kimlikleri belirsizdir, adları, sanları yoktur.</p>
<p>En yaygın bilinen hususlardan birisi de şeyh, imam, büyük ilim adamı Takıyu’d-Din İbn Teymiyye’nin en faziletli ve üstün şahsiyetlerden, eşsiz ve pek kapsamlı belge ve delillerden birisi olduğudur. Onun sahib olduğu edep ve terbiye, ruhları besleyen bir ziyafeti andırırdı. Onun seçkin sözleri adeta duyguları harekete getiren hoş bir içkiyi andırırdı. Oldukça ileri derecede düşünürlerin olgun meyveleri gibi idi. Onun bu alandaki tabiatı çiğlikten ve çirkinlikten son derece uzaktı. Üzerleri örtülü pekçok hususun örtüsünü açan kişi idi ve böylelikle kapalılıkları gideren zındıkların, inkârcıların dine dil uzatmalarına karşı dinin savunucusu, peygamberlerin efendisinden gelen rivayetleri ilmi tenkide tabi tutan ashab ve tabîinden gelen rivayetleri de tenkid süzgeçinden geçiren bir şahsiyet idi.&#8221;</p>
<p>11- Hâfız Zehebî’nin (öl.748 h.) Tezkiretü’l-Huffâz adlı eserinde şöyle demektedir :</p>
<p>“İbn Teymiyye; Şeyh, imam, büyük âlim, hâfız, tenkidçi, fakîh, müctehid, usta müfessir, Şeyhu’l-İslâm, zâhidlerin efendisi, çağının tek ve eşine nadir rastlanan âlimi, Takıyyuddîn Ebu’l-Abbâs Ahmed İbn el-Müftî Şihâbuddîn Abdulhalîm  İbn el-İmâm el-Müctehid Şeyhu’l-İslâm Mecduddîn Abdüsselâm b. Abdullah b. Ebi’l-Kâsım el-Harrânî.</p>
<p>Şeyhu’l-İslâm derin ilme sâhip âlimlerden, sayılı zeki kimselerden, eşsiz zâhidlerden, büyük yiğitlerden ve kerem sahibi cömertlerdendi. Onu, ondan taraf olan da Ona muhalif olan da övdü. İlim yolcuları 300 cilt kadar olan eserleriyle yollarını buldular.</p>
<p>İbn Nâsıru’d-Din ed-Dımeşkî /&#8221;er-Râddu’l-Vâfir”/</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ahmet ali tarafından</title>
		<link>http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-525</link>
		<dc:creator>ahmet ali</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 06:53:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-525</guid>
		<description>necip fazıl  şiir  yazmaya  benzetiyorsun  Kuranı  anlamayı .  ibni  teymiyye  büyük bir  alimdir ve  tehvidin savunucusudur.İnsanları anlayamıyorum  sen  necip  efendi  kimsinde kaçtane  hadis  var  ezberinde  kaçtane tesfirin var da  konuşuyorsun  onun  ardından.İlim öğrenmek  zoruna  gidiyordu  galiba  o  yüzden  tarikleri  seçip   feyz  umarak  kısa  yoldan huzura  kavuştun  kendi  aklınca . Daha   zeki  daha  irdeleyici  olmalıydın  necip. Teymiyenin düşünceleri  tevhiddirr   ve bu  imanın  direğidir.Sen  bir  taraftan  Allaha  inanacaksın  diğer taraftanda  arana  aracılar  koyacaksın  oldumu  ?  ne  farkın  kaldı  Allahı   bilipte  arasına  aracı  koyan putculardan  ne  farkın  kaldıı?   tevhid  nerde  kaldı  önce  bunları  anlamalı  ve  amalı   tarafsız  davranmalı akıl  ile  irdelemeli  tarikçilerin  tümü  selametle</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>necip fazıl  şiir  yazmaya  benzetiyorsun  Kuranı  anlamayı .  ibni  teymiyye  büyük bir  alimdir ve  tehvidin savunucusudur.İnsanları anlayamıyorum  sen  necip  efendi  kimsinde kaçtane  hadis  var  ezberinde  kaçtane tesfirin var da  konuşuyorsun  onun  ardından.İlim öğrenmek  zoruna  gidiyordu  galiba  o  yüzden  tarikleri  seçip   feyz  umarak  kısa  yoldan huzura  kavuştun  kendi  aklınca . Daha   zeki  daha  irdeleyici  olmalıydın  necip. Teymiyenin düşünceleri  tevhiddirr   ve bu  imanın  direğidir.Sen  bir  taraftan  Allaha  inanacaksın  diğer taraftanda  arana  aracılar  koyacaksın  oldumu  ?  ne  farkın  kaldı  Allahı   bilipte  arasına  aracı  koyan putculardan  ne  farkın  kaldıı?   tevhid  nerde  kaldı  önce  bunları  anlamalı  ve  amalı   tarafsız  davranmalı akıl  ile  irdelemeli  tarikçilerin  tümü  selametle</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Muhammed ikbal tarafından</title>
		<link>http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-524</link>
		<dc:creator>Muhammed ikbal</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2009 00:56:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-524</guid>
		<description>Arkadaslar hepinize selam olsun.Ibn i teymiyye büyük bir mücahid ve büyük bir alimdir...N.F.kisakürekte büyük bir sairdir...dolayisiyla bu tartismalar b noktadan bakiyorum ve bu degerli insani sevap ve günahlariyla kabul edelim diyorum...her ikiside bizim degerlerimizdir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Arkadaslar hepinize selam olsun.Ibn i teymiyye büyük bir mücahid ve büyük bir alimdir&#8230;N.F.kisakürekte büyük bir sairdir&#8230;dolayisiyla bu tartismalar b noktadan bakiyorum ve bu degerli insani sevap ve günahlariyla kabul edelim diyorum&#8230;her ikiside bizim degerlerimizdir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ali tarafından</title>
		<link>http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-523</link>
		<dc:creator>ali</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2009 20:38:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-523</guid>
		<description>Allahın selamı müslümanların üzerine olsun. arkadaşlar ibn teymiyye önemli bir alimdir. Allah ın dini uğruna kaç sene zından hayatı yaşamıştır. onun hakkında konuşurken dikkat edelim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Allahın selamı müslümanların üzerine olsun. arkadaşlar ibn teymiyye önemli bir alimdir. Allah ın dini uğruna kaç sene zından hayatı yaşamıştır. onun hakkında konuşurken dikkat edelim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Kumuk tarafından</title>
		<link>http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-521</link>
		<dc:creator>Kumuk</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 13:17:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://inkisaf.wordpress.com/2007/05/27/ibn-i-teymiyye-ustad-necip-fazil-kisakurekden/#comment-521</guid>
		<description>Evet tekrar yapılan yorumları okudum.
Allah affetsin, Kur&#039;anı bu kadar cevval bir şekilde savunmayacak arkadaşlar, Teymiyye veya N.Fazıl için birbirlerine küfrediyorlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Evet tekrar yapılan yorumları okudum.<br />
Allah affetsin, Kur&#8217;anı bu kadar cevval bir şekilde savunmayacak arkadaşlar, Teymiyye veya N.Fazıl için birbirlerine küfrediyorlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
